Fava

Kuru baklanın ezilmesiyle yapılan meze. Halk arasında fava dendiğinde her zaman kuru bakla anlaşılır. Kelime Latince kökenli olup, bize Rumcadan mirastır. İstanbul Rumları kuru bakliyattan yapılan bütün ezmelere fava derlerdi.
Bugün komşumuz Yunanistan’da sarı mercimekle patates evliliğinden olan fava, rengiyle bizim favaya benzese de, hacim olarak tabakta yayılmakta veya akmakta, lezzet olarak da haliyle kuru bakla favasının yerini tutmamaktadır.
Kuru bakla favası eski İstanbul rakı sofralarının gedikli mezelerinden biridir. Rumların İstanbul’u terk edişinden sonra lokantalardaki versiyonunda tadı bozulan bu mezeyi, eski usulle, aşağıda yazdığımız gibi yaparsanız tadına
doyamazsınız.
Kuru iç bakla akşamdan ıslatılır. Tencereye sudan geçirilerek konur. Bütün soğan, tuz, toz şeker, bir sıkım limon suyu, sızma yağ ilave edilir. Dikkat edilecek önemli husus, bu karışımın üzerine dökeceğiniz içme suyunun, malzemeleri taşmayacak şekilde, sadece örtecek kadar konmasıdır. Su fazla konursa istenen kıvam değil, gevşek bir kıvam elde edilir. Amaç, favayı masif ve sert yapmaktır. Bulamaç haline gelen karışımdan soğan çıkarılır, ince kıyım dereotu katılır. Mikserden geçirilir veya çırpma teliyle karıştırılarak fazla derin olmayan geniş bir kaba dökülür. Soğuyana kadar dışarıda bekletilen meze, daha sonra buzdolabına alınarak sertliği sağlanır. Kabında soğuyan fava, spatulayla keyfe göre şekillerde kesilerek servis tabaklarına alınır. Üzerine dereotu, piyaz kesilmiş kırmızı veya kuru soğan konur, biraz sızma zeytinyağı dökülerek afiyetle yenir.

FISTIK AHMET TANRIVERDİ

Yorum yap

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>